İBB başkanı İmamoğlu ve aynı olayda göz altına alınan bir kısmının tutuklanmalarına CHP’nin sokağa çağrı ile milli markaların boykotu 28 Şubat dönemindeki muhafazakar sermayenin ”Yeşil sermaye” olarak yaftalanmasını hatırlattı.
66 yıllık ömrüm ve 49. yılı içinde bulunduğum mesleğim boyunca Balkanlar ve Batı Avrupa’da toplam kalma süresi üç yıla yakın olan başkentleri başta olmak üzere 100 den fazla şehrinde bulundum.
Gittiğim ülkelerde yaşayan yakın akrabalarım ile hemşeri ve Türk vatandaşlarının yanında onlar vasıtasıyla oranın insanları, siyasetçileri ve bürokratlarıyla da görüşme imkanım oldu.
Bu çerçevede 1989-95 arasında dönemin özel kurum tarafından gurbetçilere yönelik tek gazetesi olan “Vatandan Selam” gazetesini yayınlarken de artı, artı şekilde oraların ekonomilerini ,siyaset ve demokrasilerini inceleme fırsatı buldum.
“AVRUPADA YAŞASAYDIM MUHAFAZAKAR DEĞİL SOL GÖRÜŞ MENSUBU OLURDUM”
Bu ziyaretlerim ve ziyaretlerimdeki incelemelerimden buraların solcu ve sosyal demokratlarının insani değerlere bakışı ile hürmetleriyle sosyal politikalarını ve bu görüşe mensup olanların iktidarlarda savundukları değerleri kuvveden fiile yani teoriden pratiğe nasıl çıkarttıklarını görmemin yanında kelimenin tam anlamıyla her zaman ve her yerde ülkelerinin milli haklarını savunmadaki taviz vermez milli(ulusalcı) duruşları nedeniyle Avrupa’da yaşamış olsaydım muhafazakar değil solcu ve sosyal demokrat olurdum.
Bunu her vesileyle de herkese de anlattım.
MASUMİYET KARİNESİ HAKKINA” EVET” SOKAĞA ÇAĞRININ OLUMSUZLUĞUNDAN BUNA” HAYIR”
Ara başlığa kadarki bilgilendirmeden sonra konumuza gelince kişinin masumiyet karinesi hakkı elbette ki her zaman saklıdır ve hukukun gereği son merci olan mahkeme tarafından alınan kararın onanmasına kadarda bundan dolayı tutuklananın/tutuklananların suçlu değil sanık olması nedeniyle itham edilirken yazılırken çizilerken ancak ve ancak konu hakkında iddiada bulunulabilir.
LEGAL OLARAK TEPKİNİN GÖSTERİLMESİ DOĞRU FAKAT İLLEGALLİĞE ENGEL ÇOK ZORDUR!!!
Evrensel hukuk ve ülkemiz anayasası ve yasaların göre de vatandaşların ve siyasetçilerin toplantı ve yürüyüş yapma hakları ile birlikte bunların hangi merciye talepte bulunularak gösterilen yerde yapılması hakkı vardır.
Mülki amirliklere yapılacak yazılı müracaatın sonuncunda yapılacak mitingler ve protestolara katılanlar güvenlik kuvvetlerinin kontrol noktalarından geçecekleri için katılımcılara zarar verecek araçlar buralara getirilemez.
CHP’ genel başkanı Özgür Özel’in sokak çağrısının kontrolü olmaması nedeniyle kendileri istemese ve arzu etmeseler de buralara illegal oluşumların mensuplarının da katılımıyla kontrol edilememesi nedeniyle haberle akseden bir çok kesici ve kırıcı aletin kullanılması, polise saldırılar ile atılan yanıcı maddelerin sebep olduğu olumsuzluklar ve kumu malına verilen zarar gibi olumsuzluklar kontrolsüz çağrının adından anlaşıldığı gibi sayısız olumsuzluklara sebep oldu.
HAK ARANIRKEN ÜLKEMİZİN MİLLİ MARKALARINI BOYKOT 28 ŞUBAT’ÇILARI HATIRLATTI
CHP genel başkanı Özel’in İBŞBB İmamoğlu’nun tutuklanmasından sonra yaptığı ve milli sermaye ile oluşturulan kuruluşların mallarının boykot edilmesi 28 Şubat dönemindeki geneli gurbetçilerden elde edilen sermaye ile ülkemiz içindeki Anadolu sermayesinin ”Yeşil sermaye” olarak isimlendirilip engellenmesini hatırlattı.
“50 BİN GAZZELİ’NİN KATİLLERİNİN MALLARINA NEDEN AKILLARINA BOYKOT GELMEDİ?”
Bu tırnak içindeki soru vatandaşın sorusudur.
Milli markalara boykot çağrısı yapan sayın Özer neden şimdiye kadar 50 binden fazla Gazze ’li yi Şehit ,misli mislini ise yaralayan burada taş üstünde taş bırakmayan Siyonist’in ve onu destekleyen markaları boykot etmemesi başlıktaki Münhasırın teyidi değil mi?
Ülkemizin atanmış ve seçilmişleriyle Melek Odaları ve STK’ları gibi siyasi partilerinin de bize münhasır yerine her yönüyle inancımız ve milli duygularımızı dışlamadan evrensel hukuk içinde hareket etmesi, aksinden ise fersah, fersah kaçması dileğiyle . Cuma’mız mübarek olsun.
Rabbim yar ve yardımcımız olsun.
Yorumlar
Kalan Karakter: